21 Ocak 2013 Pazartesi

sıradan bir cumartesi cinayeti

karanlıklar hep böyle puslu mudur? yoksa... yoksa yalnızca yeni uyananlar mı geceyi bu kadar puslu görürler.
(biri lambayı yakabilir mi? üşüdüm de.)

---

sabahın ilk saatleriydi. uyanmak için bir sebebi olmamasına rağmen kaç gündür aynı saatte uyanıyordu. sıçrayarak uyandığı rüyası bile dünyadan daha cazipti. eli istemsizce başucundaki sigara paketine gitti. boştu. dün gece o kadar içmiş miydi sahi? kalktı bir sigara sardı ve bir şişe şarap açtı yeni güne.

-saat 03:38'de açılan şarap şişesi, hiçbir zaman hayırlara vesile değildir.

birkaç yudumdan sonra yeni iş günü için hazırlanmaya başladı. bugün de öldürmesi gereken onlarca insan vardı ve hepsi de kendi yoğun pislikleri içinde boğulmaya mahkumdular. yoksa kim isterdi ki insanlar ölsün.
-suç öyle bir kavramdır ki sizi içine çeker.

güneş
karanlık

kan
çığlıksal acılar

tabanca
kan
bordo

...
yoğun bir günün ardından hak ettiği duşu düşünerek eve doğru yürüdü. duş ılıktı ve buz gibi hissettiriyordu. soğuk suların kırmızı nefesleri asla yalnız değldir.
-bu hissiz karmaşayı asla çözemeyecekti.

uyku vakti geldiğinde(ki bu sabah 6 suları olur) geceyi tekrar düşündü. güneşin batışından doğuşuna kadar geçirdiği süreyi. aklında tek bir soru vardı :

"karanlıklar hep böyle puslu mudur? yoksa... yoksa yalnızca yeni uyananlar mı geceyi bu kadar puslu görürler?"

0 yorum:

Yorum Gönder

 
 
Copyright © sonsuz bir karmaşa