şimdi sen gelirsin ve ben inandıramam seni bu sokakların yağmur damlalarıyla ıslandığına. neden diye sorarsın cevap veremem. ömür boyu susabilirim. hiçbir şey anlatamam belki ama çok şey anlarım eğer sen konuşursan.
şimdi sen gelirsin ve ben söyleyemem sana karanlıkta kaybolduğumuzu. durumu çaktırmamaya çalışarak ilerlemeye devam ederim. sen durumu fark edersin belki ama çok geç olur eğer anlamazsan.
şimdi sen gelirsin ve ben bir kuru dal koparırım ağaçtan. sonra bana tam bir öküz olduğumu söylersin karanlıkta yürüdüğümüzü ve at ormanında bulunduğumuzu unutarak. sen belki hatırlamazsın ama at ormanlarında bir tane bile çiçek bulunmaz.
şimdi sen gelirsin ve beni bulamazsın. nereye gittin diye sorarsın bağırarak cevap alamazsın. kafası karışık insanları her zaman anlarım o konuda sıkıntın olmasın. sen şimdi tahmin edemezsin belki ama beni bulamayınca çok ağlarsın.
şimdi sen gelirsin bir çocuk oyuncağının üstüne basar. hem oyuncağı kırılır hem canı yanar. çift taraflı acılara alışık değilim bu konuda düşünebilirsin. sen şimdi biraz daha kalmak istersin belki ama vakit tamam artık gidebilirsin.
-garson, bana bir şişe süt!
0 yorum:
Yorum Gönder